jale..

AFIFE JALE - SELAHADDIN PINAR
'NEREDEN SEVDİM O ZALİM KADINI'

Afife,
İstanbul Kız Sanayi Mektebi'nde okuyordu.
Osmanlı'da Türk ve Müslüman kadınların
sahneye çıkması yasaktı. O, yine de 1918 yılında
"Jale" adıyla Darulbedayi' ye başvurdu. Kabul edildi.
Ailesi bunu duyunca sert tepki gösterdi. Babası kızına "****** mi
olacaksın" diye bağırınca evi terk etti.

Afife Jale, Darulbedayi' de stajyer oyuncu kadrosuna alındı.

Yeniden doğmuştu; anne-babası, artık kulis ve sahneydi.

1919'da Hüseyin Suat'ın "Yamalar" adlı oyununda, "Emel" rolünü oynayacak
Eliza Binemeciyan'in Paris'e gitmesiyle şans ona güldü.

Böylelikle Afife Jale, Kadıköy'deki Apollon Sineması'nda sahneye çıkan ilk
Müslüman Turk kadını oldu.

Ancak bir Türk kızının sahneye çıkmasıortalığı ayağa kaldırdı. Afife Jale
hep direndi. Ama Darülbedayi yöneticileri onu tiyatronun kadrosundan
çıkarmak zorunda kaldılar.

UYUŞTURUCUYA BAŞLIYOR

Tiyatrosuz kalması Afife Jale'yi sarstı. Kaçışı haplarda ve uyuşturucuda
aramaya başladı.
Hap, esrar, zamanla yerini eroine bıraktı.
Bu arada sahneye çıkmak için elinden gelen çabayı gösterdi.

Adını değiştirdi. Çeşitli kumpanyalar ile Anadolu'ya gitti. Karşısına
zorluklar çıkarıldı.
Kurtuluşu hep uyuşturucuda aradı.1923'ten sonra Türk kadınları Atatürk'ün
emriyle sahneye çıkmaya başladı.

Afife Jale mutluydu. Artık kötü günlerin geride kaldığını düşünüyordu.

Ama o uyuşturucuyu bırakmak istiyor; bu kez uyuşturucu onu bırakmıyordu!
Sağlığı bozuldu. Sahnede ayakta duramıyordu. Tiyatroya veda etmek zorunda
kaldı.

İşte o zor günlerinde Kuşdili Çayırı'nda, Hafız Burhan'ın konserinde
sanatçıya tamburuyla eşlik eden Selahattin Pınar'la karşılaştı.

ÇALGICI DEĞİL SANATKAR

Selahattin Pınar,
babası Denizli Milletvekili Sadık Bey'in iyi bir öğrenim görmesi için
gönderdiği İtalyan Ticaret Okulu'nu yarıda bırakmıştı.

12 yaşında ut, 17 yaşında tambur çalmayıöğrenmişti.

Babasının sürekli "Benim oğlum çalgıcı olacak" şeklindeki
"asağılamalarına" dayanamayıp bir gün, "Hayır sanatkar olacak" deyince
evde kavga çıkmış ve babasının üzerine yürümesi sonucu evi terk etmişti.

Yeni evi; daha sonra "Üsküdar Musiki Cemiyeti" adını alacak olan
"Darü'l-Feyz- i Mûsiki"ydi.
Onun da artık anne-babası musikiydi. Musiki üstatlarindan dersler aldı.
Bestekar oldu.
Ünlü sanatçıların kadrolarında yer almaya başladı.

İLK GÖRÜŞTE AŞK

Afife Jale, "TÜrk Müziğinin aristokrati" Selahattin Pınar' ın
naifliğinden, kibarlığından, temiz giyiminden, güzel ve esprili
konuşmasından etkilendi. Duygulari karşılıksız değildi.
Evlendiler.

Fatih Camii'nin karşısındaki bir apartman dairesine yerleştiler.
27 yaşındaydiıar ama çocuk gibiydiler. Evde saklambaç oynuyorlardı. Ut,
tambur tınısı, şarkılar,şiirler evlerinden hiç eksik olmuyordu.

Fakat, mutluluk kısa sürdü.

Çünkü... Afife Jale bazen odasna kapanıyor, saatlerce çıkmıyordu.
Selahattin Pınar, bir gün kapının anahtar deliğinden içeriye baktı.
Afife Jale koluna eroin şırınga ediyordu!
Uyuşturucu bulmak icin bir eczacıyla da ilişki kurmuştu!

Selahattin Pınar karısına aşıktı. Her tutkulu insan gibi kendini aldattı.
Afife Jale'yi kurtarmak isterken uyuşturucu bataklığına saplandı.

Afife Jale, eşinin daha kötü bir hale gelmemesi için ona yalvardı: "Ne
olur boşa beni, terk et beni." Selahattin Pınar hiç yanaşmadı ayrılığa.
Afiie Jale hep zorladı.

Ve 1935'te boşandılar.

Selahattin Pınar aşkını hiç unutamadı. Karşılıksız aşkı ve ayrılık acısını
anlatan unutulmaz bestelerini bu dönemde yaptı: "Nereden sevdim o zalim
kadını"; "Anladim sevmeyeceksin beni sen nazlı çiçek"; "Huysuz ve tatlı
kadın"...

VE ÖLÜM
Korkusuz kadın Afife Jale, sokaklarda beş parasız intihar etmek ister gibi
yaşadı.
Darülbedayi' deki dostlarının yardımıyla, Bakırköy Akıl Hastanesi'ne
yatırıldı.
1941 yılının 24 Temmuz günü Öldü.

Cenazesinde dört kişi vardı;
onlar da tabutu taşımak için gelmişlerdi.
Zamanla mezar yeri bile kayboldu.

Ama o silinmedi. Efsane oldu.
Artık biliniyor ki; o, Türk kadınının sahneye çıkması için kendi hayatını
feda etmişti.

Selahattin Pınar, Afife Jale'nin ölümüyle yıkıldı.
Daha da içine kapandı. Ardı ardına besteler yaptı.
"Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım"...

6 Şubat 1960'ta Todori'nin Meyhanesi'nde ölene kadar Afife Jale'yi
unutamadı