17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan büyük Marmara depreminden sonra Adapazarı’nda yaşayan dört yakın arkadaşın yaşadıklarına odaklanan “Melekler ve Kumarbazlar”, onların travmalarını, geleceğe dair umutlarını, arayışlarını ve tutkularını beyazperdeye yansıtıyor. Gerçek bir hayat hikayesinden yola çıkan“Melekler ve Kumarbazlar”ı filmin yönetmeni Ertekin Akpınar “sert bir taşra filmi” olarak tanımlıyor.

Sahici, sıradan, sarsıcı bir hikaye...

Mutluluğun ne olduğunu bilmeyen nefes alamayan insanlar, tamamlanmamış öyküler. Asla sona ermeyen gerçek ve uzun hikayeler. Kazananların sonsuza kadar kazanamayacağı, yıkıma uğramış enkaz olan hayatın kesitleri…

Çocukluk rüyasını evlenmeden önceki son yaz tatilinde gerçekleştirmek isteyen bir adam: Şehsuvar. Geçmişini kaybetmiş bir kadın: Zeynep. Hayatını Sakaryaspor’a adamış fanatik bir amigo: Selami. Hayata tutunamayan, saplantılarının esiri olmuş serseri bir adam: Haydar.

17 Ağustos depreminde bir enkazda kalan genç bir adam: Soner. Eşini ve oğlunu depremde kaybetmiş alkolik bir fotoğrafçı: İrfan. Sert bir hayatın ortasında yapayalnız bir kadın: Aydan. Gelgitli bir ilişkinin ortasında kalmış, yaptığı işlerde bir türlü istediklerini gerçekleştirememiş bir kahveci: Metin. Ne istediğini bilen ama hayatını bir türlü yoluna koyamayan: Aysun.

Taşranın sert dünyasında keşisen hayatlar. Bir travmanın insan hayatlarını nasıl değiştirdiğinin gerçek kanıtı...




[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]