Ali Tarantula 45 yaşlarında, eğitimi sınırlı, kentin büyüklüğü ile küçüklüğü arasında sıkışmış, ‘kendinden menkul’ bir otoriteye sahip, özünde ‘arıza kere arıza’ biri. Bu Ali Tarantula bir gün futboldaki ofsayt kuralına kafayı takıyor.

Elinde tabureyle ‘Telegole’ programına ‘selamünaleyküm’ giriyor. Arkasından Ahmet Çakar “...Maazallah... Başarılı olur da ofsaytı kaldırırsa biz ne hallere düşeriz!?. Ondan sonra ya stat önünde mısır satarız ya da başka bir şey!..” diyor. Sinan Engin de Ali Tarantula’nın arkasından ilginç ve sevgi dolu bir yorum getiriyor; “Bu arkadaş var ya... Ali Tarantula... tam sopalık!”

Ali Tarantula durmuyor. Futbol Federasyonu’na dalıyor. Federasyon Başkanı bu ani ziyaretin arkasından küçük sesiyle “...Bana hemen güvenlik müdürünü çağırın!.. Nasıl girdi bu adam içeri?!.” sözleriyle Ali Tarantula’ya olan saygısını dile getiriyor.

Ali Tarantula profesyonel futbol hakemleriyle buluşup “...Ulan yapacak başka iş bulamadınız mı siz?..” deyip hakemleri onore ediyor. Alen’iyle, Yücel’iyle, Ömer’iyle, Mesut’uyla, Mehmet’iyle yani taraftar liderleriyle testi kebabı yeyip “ofsayta karşı el ele, kalp kalbe, omuz omuza, sırt sırta, tek yürek, tek bilek...” oluyor. Bu arada Hıncal Uluç televizyonlara çıkıp “...Ofsaytı kaldıralım... tabancayı daya futbolun kafasına... vur... ehe ehe ehe ehe... o olur!..” şeklinde çıkışlar yapıyor. Ali Tarantula uçakta Abdurrahim Albayrak’la tanışıyor. Aralarında ‘ofsaytlı bir aganigi’ muhabbeti oluyor.

Ali Tarantula elinde bir kutu lokum (güllü), UEFA’ya kadar dayanıyor. UEFA yetkilisine elleriyle lokum yediriyor.

Ofsayta karşı Almanya, Fransa, İtalya ve Portekiz’de büyük destek sağlıyor, özellikle de Liechtenstein’da!

Alt kat komşusu Aliye, Ali Tarantula’ya Tokat Yaprağı’ndan dolma yapıyor. Ali Tarantula dolmanın yaprağını çerçeveletip duvara asıyor!

Ve bir gün... evet bir gün... Ali Tarantula’ya UEFA’dan bir mektup geliyor.
“Bu ne!?. Bu ne yaa!?. Türkçe değil bu!.. Nece lan bu?!..”



[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]