Sinemaseverleri mitolojik bir dünyada destansı bir aksiyon ve maceraya sürükleyen, 3 boyutlu olarak da sunulan “Titanların Savaşı”, tanrıları daha da görkemli, canavarları daha korkunç bir hâle getirerek, izleyicileri Perseus’un yolculuğuyla birlikte mitoloji aleminin derinliklerine çekiyor.
Nihai güç için süren mücadele, insanları krallara karşı ve kralları da tanrılara karşı kışkırtmaktadır. Diğer taraftan, tanrılar arasındaki savaş ta dünyayı yok edebilecek güçtedir. Bir tanrı olarak doğmuş, ancak insan gibi yetiştirilmiş olan Perseus (Sam Worthington), ailesini yeraltı dünyasının kinci tanrısı Hades (Ralph Fiennes)'e karşı korumak konusunda çaresizdir. Kaybedecek hiçbirşeyi kalmayan Perseus, Zeus (Liam Neeson)'un güçlerini ele geçirebilecek ve dünyaya cehennemi yaşatabilecek Hades'e karşı, çok tehlikeli bir görevi yönetmeye gönüllü olur. Şeytanlarla ve korkunç canavarlarla olan Savaşı kazanmanın tek yolu tanrı olarak güçlerini kabul etmek ve kendi kaderini çizmektir.
Perseus yasak dünyaların derinliklerinde tehlikelerle dolu bir serüvene koyulur. Emrindeki cesur savaşçılardan biri de Draco’dur (Mads Mikkelsen). Deneyimli bir asker olan Draco, tanrı vergisi güçlerini kullanmaya isteksiz Perseus’u bu konuda yüreklendirmeye çalışır. Kötü ruhlu iblisler ve korkunç canavarlarla mücadelelerinde hayatta kalabilmelerinin tek yolu Perseus’un bir tanrı olarak gücünü kabul etmesi, yazgısını reddetmesi ve kendi kaderini yaratmasıyla mümkündür.




[Linkleri Görebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]