Mendelssohn (1809-1847)

Felix mendelssohn (1809-1847)

Felix Mendelssohn

3 Şubat 1809 yılında Hamburg’da doğmuş, 4 Kasım 1847 yılında Leipzig’de ölmüştür.
Mendelssohn’a hayran kalan ve gıpta eden çağdaşları onu Latincede mesut manasına gelen “Felix” adıyla andılar. Gerçekten her türlü başarıya kavuşan Mendelssohn mesut bir hayat geçirmiştir. Tanınmış bir filozofun torunu olan Mendelssohn, harika çocuk olarak ihtiyar şair Goethe’ye piyano çaldığı andan, kızkardeşinin genç yaşta vefat etmesinden duyduğu acının sebep olduğu vakitsiz ölümüne kadar mesut olmuştu. Bu şair onun için Latincede liyakatlı manasına gelen “meritis” tabirini kullanmıştır. Filhakika o zaman umumi bir faaliyet haline gelmiş bulunan Alman ve Avrupa müzik hayatının içinde bugünkü manada büyük orkestra şefi, ayrıca da öğretmen ve teşkilatçı olan Mendelssohn’un yaptığı hizmetler büyüktür. Hepsi kusursuz bir güzellikte, mükemmel bir form arz eden eserlerinden bazılarının bugün için daha ziyade kendi zamanının zevkine bağlı kaldığı görülmektedir. Fakat Mozart’a meftun olan ve harika çacuk durumundan çıkıp Goethe’nin fikir dünyası içinde hakiki kültüre sahip bir sanatkar haline gelen Mendelssohn’un tarihi önemini belirtmek için şu üç olayı saymak yetişir: birincisi, Mendelssohn’un 17 yaşında kemale erip Shakespeare’in “Yaz Gecesi Rüyası” uvertürü gibi bir şaheseri yazabilmesidir. Ikincisi, Leipzig konservatuarını kurmasıdır. Onun bu teşebbüsü sayesinde Bach’ın şehri o asrın müzik hareketlerini ve müzik pedagojisini geliştiren en önemli yerler arasına girmiştir. Üçüncü olay, ilk icrasından tam 100 yıl sonra Bach’ın “Matthaeus Passion”unun Berlin’de yeniden icrasıydı. Bu icradan tam bir Bach cereyanı doğdu. Daha önce Bac’ın ihyası için emek sarfeden ve Goethe’nin dostu olan Zelter’in öğrencisi Mendelssohn bu hareketiyle sadece mütehassıslarca tanınan Thomas kilisesi kontorunun ismini dünyaya tanıttı ve kökleştirdi. Bundan doğan heyecanlı Bach sevgisi ve bağlılığı yaratıcı ve araştırıcı hareketlere tesir etti; neticede meydana gelen Bach bilgisi yirminci asrın müzik hakkındaki telakkilerinin temeli oldu.
Devrin son derece hareketli fikir ve sanat hayatının çeşitli cereyanları içinde Mendelssohn’u romantiklerin klasiği ve terakkisever bir çevre içinde muhafazakarların başı haline getiren bu Bach zihniyeti, onun fikir aleminin desteği oldu. Bu zihniyetin tarafları -Schumann’dan Reger’e kadar- Mendelssohn’un etrafında toplanmış bulunuyorlardı.
Mendelssohn’un bu durumunu gösteren, fakat daha az tnınan bir tarafını da zikredelim: Resim çizen bir insan gibi büyük bir itina ve titizlikle öğrettiği kuralların hepsine mutlaka riayet ederek her eserine çekidüzen vermeye çabalıyordu. Bunun için, isyankarane hamleler yapan Hector Berlioz’a anlayış göstermedi; sağduyuya ve şekil vuzuhuna aykırı görünen her teşebbüse düşman oldu. Çağdaşlarının cüretli hedeflerinden ziyade geleneklere bağlı kaldı. Edebiyat ve estetik alanında ince bir kültüre sahip olan, fakat iyi kalpliliğine rağmen biraz soğuk olduğu iddia edilen Mendelssohn’un öğretmenliği ve Bach taraftarlığı bu halinden doğmuştur.
Mendelssohn’da romantik sayılan hususlar şüphesiz daha fazla yanılmış ve tesirli olmuştur. Düzenli bir forma döktüğü “sözsüz şarkılar”ın melodik tatlılığı, keman konçertosunun parlak canlılığı, oda müziği eserleri, orgun kullanılmadığı bir zamanda org sonatları ve asrın koro sevgisiyle tazelenen oratoryoları, senfonileri, koroları bu karakterdedir.
“Mesut” Mendelssohn’un hayatı pek mücadelesiz geçmedi. Daha ziyade hislerine uyarak romantizmi temsil edenlere karşı duyduğu antipatiye, karşı taraftan da mukabele edildi. Bu kaçınılmaz münakaşalarda, başka yollardan yürüyen muhaliflerden ziyade, fazlasıyla şekilperest davranan kendi taraftarları ona zarar verdiler.
Hem ihtiyar Goethe’nin, hem çağdaşı Wagner’in rol oynadığı hayatı büyük bir hızla geçti. Paris’te büyük Cherubini Mendelssohn’u himaye etti. Daha öğrenci iken harikulade bir piyanist olan Mendelssohn besteci olarak da dikkati çekti. Bach’ın havarisi olarak tanındı. Sonra eserleriyle, İngiltere’de şöhret kazandı. İtalya’ya seyahat yaptı. Düsseldorf’ta parlak bir başarı gösterdi. Sonra Leipzig’de “Gewandhaus Konserleri”nin orkestra şefi olarak başarıdan başarıya koştu. Berlin’de de çok seviliyordu. Zamanın hareketlerine faal bir şekilde katılan Mendelssohn’un hayatı aralıksız başarılarla dolu olarak geçmiştir.