Dimitri Şostakoviç (Dmitri Dmitriye
Shostakovich) vich

Dimitri Şostakoviç


Doğum tarihi: 12 Eylül 1906, St. Petersburg
Ölüm tarihi: 9 Ağustos 1975, Moskova
Mesleği: Besteci, milletvekili



25 Eylül 1906'da St. Petersburg'da doğdu. Bestecinin büyükbabası Polonyalı veteriner Pyotr Şostakoviç idi. 1830 Polonya Ayaklanması'na katılmıştı. Aile daha sonra Ruslaştı. Babası Dmitriy Boleslavoviç Şostakoviç, Mendeleyev ile birlikte çalışan ünlü bir kimyacıydı. Annesi Sofya Vasilyeva ise bir piyanistti. Dmitriy Şostakoviç piyano derslerine dokuz yaşındayken başladı. İlk öğretmeni annesi olmuştu. Bundan sonra profesyonel öğretmenlerden dersler almaya başladı. İlk bestesi olan Devrim Kurbanlarının Anısına Cenaze Marşı'nı bu dönemde yaptı. 1919 yılında, henüz 13 yaşındayken ülkenin en iyi müzik akademisi olarak gösterilen Petrograd Konservatuarı'na başladı. Zor şartlar altında eğitimine devam ederken zaman zaman öğretmeni Leonid Nikolayev'in evinde derslere devam etti. Ailenin maddi sorunları oluşmaya başladı. 1922 yılının başlarında babası kötü beslenmeden dolayı zatüreden öldü. Sofya Vasilevna üç çocuğu ile ortada kaldı. Ancak eğitimine Alexander Glazunov'un desteğiyle devam etti. Piyanolarını sattılar fakat yeterli olmadığı için ablası Marya ile birlikte çalışmaya başladı. İlk işi bir sinemada piyano çalmaktı. Bu besteci kimliğine büyük katkı sağladı ve doğaçlama yeteneğini geliştirmiş oldu. Bu zaman zarfında vereme yakalandı, on yıl süreyle bu hastalığın etkisinde kaldı.

1936 Shostakovich'in gözden düştüğü bir zamandı. O yıl Pravda gazetesinde kendisine bir dizi suçlamalarda bulunuldu. Bunlardan en önemlisi Stalin emriyle hazırlanıldığı düşünülen Müzik yerine karmaşa başlıklı makaleydi. Bu makalede Mtysenkli Lady Macbeth ağır olarak eleştiriliyor ve müziği "Kaba ve ilkel" olarak tanımlanıyordu. Bu olaylar sonunda maaşının bir kısmı düşürüldü.

Büyük Terör yılları olan 1937'de mimlendi, birçok arkadaşı ve akrabası hapsedildi veya öldürüldü. Bu dönemde onun tek tesellisi oğlu Maxim'den 2 yıl sonra, 1936'da doğan kızı Galina oldu. Bütün bu suçlamalara cevabını 1937 yılında yaptığı Beşinci Senfoni ile verdi. İlk eserleri arasında sayılan bu senfoni muhafazakar bir türdü.


Rus besteci ve piyanist Shostakovich müziğe annesinden 9 yaşında aldığı derslerle başladı. 1916-1918 yılları arasında Glasser Müzik okuluna gitti. 1919’da Petrograd Konservatuarı’na, Glazunov’un tavsiyesi ve yardımları sayesinde girdi. Nikolayev’den piyano, Steinberg’den kompozisyon dersleri aldı. 4 yıl içinde piyano derslerini tamamlayıp konserler vermeye başladı. 1927’de Varşova’da Uluslararası Chopin Piyano Yarışması’nda Mansiyon kazandı. Mezun olma çalışması olarak bestelediği 1. Senfoni 1926’da Petersburg (o zamanki adıyla Leningrad) ve Moskova’da sergilendi. Bu ona 20 yaşında bir ün sağladı. Sovyet rejimine sıkı sıkıya bağlı bir genç olarak müziğin devlete hizmet etmesi gerektiği inancındaydı. Sahne yapıtları ve filmler için müzikler yazdı. Bunu takip eden 10 yıl içerisinde Burun Operası’nı, The Age of Gold ve The Bold isimli bale eserlerini yazdı. Bu besteleri avangart batı müziği etkisinde kalmış, burjuva eserleri olarak kabul gördü ve sahnelenmesi engellendi. Lady Macbeth of the Mtensk Region operasının ve Bright Stream balesinin sahnelenmesinin ardından Shostakovich, Rusların meşhur gazetesi Pravda’da, bizzat Stalin tarafından yazıldığı sanılan bir yazıda, ağır bir dille, şekilci ve burjuva eserler yazdığı gerekçesiyle eleştirildi. 10 gün sonra Pravda’da yeni bir eleştiri yazısı daha çıktı. Shostakovich kariyerinin sonuna gelmiş gibi görünüyordu. 4. Senfonisi’ni prömiyerinin ardından geri çekti. Tepkisi ise 1937 yılında yazdığı ve en meşhur eseri olan 5. Senfoni ile geldi.


Müzik ya*şamının bu ilk döneminde piyano parçaları (Aforizmalar, 1927), baleler (Altın Çağ, 1930; Duru Irmak, 1934), sen*fonik şiirler (Ekim Senfonisi, 1931; Bir Mayıs, 1932), operalar (Gogol'dan esinlenerek Burun, 1928; Mtsensk'in LadyMacbeth 'i, 1932) besteledi. Biçimciliği açısından şiddetle eleştirilen müzikçi, zamanla Prokofyev gibi da*ha yalın ve toplumcu gerçekçi sanat anlayışına ters düşmeyen biçimlere yönelmek zorunda kaldı. Piyano par*çaları (24 prelüd ve füg, 1950-1951) ve oda müziği parçaları (15 yaylılar dörtlüsü) dışında lirizmi ve dramatik gücü büyük orkestra bestelerinde iyi*ce belirginleşmiştir: 5. Senfoni (1937); Leningrad Senfonisi olarak adlandı*rılan 7. Senfoni (1941); 8. ve 9. Senfo*niler (1945-1946); Ormanların Şarkı*sı (1949).
1938-1953 yılları arasında sahneden sakınmasına karşın, beste çalışmalarına ara vermedi ve 5 senfoni ile 4 yaylı çalgılar dörtlüsü yazdı. 1937 ile 1941 yılları arasında Leningrad Konservatuarı’nda kompozisyon dersi verdi. 1940 yılında Piyano beşlisi ile Stalin ödülünü kazandı. 1941 yılında savaş dönemini anlatan 7. Senfoni sadece Sovyetler’de değil; İngiltere ve Amerika’da da büyük ses getirdi. 1943’te Moskova’ya yerleşip, konservatuarda çalışmaya başladı. 1948’de bıraktığı bu göreve 1960’da tekrar döndü. Bu dönemde 24 Füg ve Prelüd ile Keman Konçertosu’nu tamamladı. Stalin’in ölümünün ardından Kruşcev’in başa geçmesinin ardından daha rahat çalışabildi. 1953'te bestelediği bir başyapıt olan 10. Senfoni 22 yıl boyunca en iyi eserlerini bestelediği dönemin başlangıcıdır. Bu dönemdeki başlıca eseleri 11-15. Senfoniler, 6-15. yaylı çalgılar dörtlüsü ve 2 viyolonsel konçertosudur.


Birçokları tarafından Shostakovich bestelediği 15 senfoni ve 15 yaylı çalgılar dörtlüsü ile 20. yüzyılın en büyük ve Bach’a en çok yaklaşan bestecisi olarak kabul edilir. Shostakovich ilk başta Sovyet rejimine çok bağlı bir gençken, daha sonra bu rejimi karanlık ve acı olarak görmüş, bestelerine bu şekilde yansıtmıştır.
Şostakoviç 1926'dan 1972'ye kadar on beş senfoni beste*lemiştir. Bestecinin, ezgisel ve enstrümantal zenginliği ile geniş mimari çat*kısı bakımından Berlioz'un ya da Mahler'in büyük bestelerini anımsa*tan senfonileri dışında, çok sayıda film müziği (Berlin Düşüyor, 1949), vb. vardır. Şostakoviç, bestelerinin özel*liği gereği ve ayrıca 1979'da yayım*lanmış olan Anılar'ından dolayı, uluslararası alanda adını duyurmuş bir müzikçi, gençlik yıllarının ataklığını her zaman için korumuş bir besteci olarak kabul edilir.

alıntı