Türk musikisi Formları:


Türk musikisinde, XV. yüzyılın ortalarına kadar kullanılmış bir takım formlar hakkında , Abdülkâdir Merâgi'nin bazı kitaplarında ve Fatih Sultan Mehmed Han'a sunulmuş ve yazarı bilinmeyen bir nazariyat kitabında kısa bilgiler bulunmaktadır.

Neşidü'l Arap: Önce usulsüz olarak serbest bir tarzda Arapça bir beyt okunur. Buna Nesrü'n Negamat denir. Sonra yine Arapça bir beyt usullü olarak söylenir. Bu ise Nazmü'n Negamat adı verilir.Bu beytler okunduktan sonra (ah, of gibi sözlerle) birkaç nağme daha terennüm edilir ve ikinci kısma geçilir. Ikinci kısımda aynı birinci kısım gibidir ve istediği kadar beyt okunarak parçaya devam edilir. Her kısma Satr adı ile anılır.

Basit: Abdülkâdir Merâgi'ye göre basit, Arapça şiir üzerine Sakil-i Evvel, Sakil-i Sani veya Sakil-i Remel usullerinde bestelenmiş münferid parçalardır. Pişrev(peşrev) denilen bir tarikası(saz girişi) ve Bâzgeşt diye de adlandırılan bir Teşyii(nakarat) vardır. Miyanhane de(meyan) denilen Savt'a(sesle okunan kısım)yani Savtü'l Vasat'a gelince başka makama geçki yapılır.Bu kısım her zaman bulunmayabilir ve Teşyi' kısmı sözlüde olabilir.

Nevbet-i Mürettebe: Nevbet-i Mürettebe dört parçadan meydana gelir.

.Kavl
.Gazel
.Terâne
.Früdaşt

Kavl: Kıraat Revişinde(okur gibi söylemek), basit tarzında bir parçadır.

Gazel:Münferid bir parçayı uzatmak, ondan alınan hazzı devam ettirmek için icra' edilen nağmelere denir. Uzatılan parça aynı usulde ve Farsça olur.

Terâne:Rubâi şeklinde Arapça veya Farsça şiirlerin, Sakil-i Evvel, Sakil-i Sâni veya Çift Remel usullerinden birinde bestelenmesinden meydana gelmiş bir parçadır. Ilk iki usulde , parçaya 7. darbda , son usulde ise 9. darbda başlanır.

Früdaşt: Kavl tarzında bestelenmiş bir parçadır.

Bu dört parçanın her birinde Tarika(peşrev,saz girişi) ve Teşyii(nakarat) kısımlarının bulunması şarttır. Savtü'l Vasat olabilir de, olmayabilir de...

Küllü'd Durub: Arapça "usullerin tamamı" demektir. Herhangi bir usul ile başlatıp sıra ile başka usullere geçerek sonunda tekrar ilk usulle dönülmek sureti ile meydana getirilir. Bu tarz eserlerde Tarika ve Teşyi' kısımlarının bulunması şarttır. Küllü'd durub iki sekilde olabilir:

1. Usuller ardarda sıralanır, bir usulden ötekine geçilir ve en sonunda ilk usule dönülür.
2. Birbirinden farklı iki usul aynı anda kullanılır. Mesela, bir el Saklil-i evvel usulünü vururken diğer el Sakin-i Sani vurur.

Küllü'n Negâm: Arapça "nağmelerin tamamı" demektir. Bu da iki türlüdür.

1. Bütün makamların, âvâzelerin, şu'belerin ve hatta terkiplerin sıra ile birinden ötekine geçilmek sureti ile, birarada sunulmasıdır. Buna "her şeyin toplanması" mânâsında "Cemmü'l Cemm" denir.

2. Bir sekizlinin içinde bulunan 17 perdenin tümünün, muhtelif yollarla değişik terkipler vasıtası ile seslendirilerek kullanılmasıdır. Mesela: Re(nevâ) perdesinden başlayıp La(dügâh) perdesine inerek Isfihân cinsini icra' ettikten sonra Sol(rast)ile yegâh(alt oktav re) arasında yine Isfihân yaparak sabâ ile Zengüle arasında Nevruz-ı Arabi ve şuri ile rest reyâti arasında bir Nevruzi Asl icra edildiği takdirde bie sekizli içindeki 17 (ilk sesin sekizlisi ile 18) perde işittirilmiş olur.

Ed Darb: Bu tarzda dört usul aynı anda icra edilir. Mesela sağ el Sakil-i remel, sol el sakil-i sani sağ ayak remel sol ayak ise hezec usullerini vurur. Bu dört usule aynı anda başlanmış ise ancak 48 darp(vuruş) sonra yeniden dördüne birarada başlamak mümkün olacaktır. Çünkü, sakil-i remel iki, sakil-i sani üç, remel dört ve hezec sekiz kez devretmiş olacaktır. Burada sözü edilen hezec 10 değil 8 zamanlıdır.Usul vurmayı maharet edinmiş kimseler parmakları ile çok daha fazla usulü aynı anda vurabilirler.

Amel: Acemler (Doğu Türkleri) remel, muhammes, Hezec gibi kısa usullerle ve farsça sözlerle besteledikleri eserlere Amel adını verirler. Bu eserler Matla', Cedvel, Savtü'l-vasat ve Teşyi' denen kısımlardan meydana gelirler.

1. Matla': Tarika diye de adlandırılan bu kısım giriş kısmını oluşturur.
2. Cedvel: Matla' ezgisinin değişik sözlerle aynı yapının tekrarıdır.
3. Savtü'l-vasat: Miyân-hâne adıyla anılır.
4. Teşyi': Bazgeşt adı ile de anılan bu kısım birinci ve ikinci kısımların ezgilerinin aynen tekrarından oluşur.

Basit'i andıran bu form gerek sözlerin farsça olması gerekse usullerin farklı olması nedeni ile ondan farklı sayılmıştır.

Nakş: Amel'in Matla' ına benzer. Savtü'l-vasatı ve Teşyii yoktur. Bir gazel işlendikten sonra diğerine geçilir. Her seferinde ezgi değiştirilir. Bütün geçişlerde Matla' ile Cedvel kısımları kullanılır.

Savt: Şiir, nağme ve usulün aynı anda başlayıp aynı anda bittiği terennüm gibi eklentilerin bulunmadığı eserlere bu ad verilir.

Hevâi: Erkekler tarafından okunan nağmelere verilen addır. Merdemzâd da denir. Herkes keyfine göre istediği gibi başlar, dilediği nağmeyi yapar ve dilediği gibi bitirir. En kolay tarzdır.


Pişrev: Belli bir makamda ve usulda şiir ve söz katmadan icra' edilen nağmeler dizisine denir. Kıt'alardan meydana gelir. Parça boyunca kıt'alardan biri, zaman zaman tekrar edilir. Buna Terci'-i Bend denir. Her kıt'anın sonunda tekrarlanan bu kısma Ser-Bend-i Pişrev de denir.


Zahme: Bir Peşrevin tekrar edilen bir bölümüne bu ad verilir. Bazan bu ezgiye bir şiir de uydurulur. Bu takdirde eser "Hevâi" haline dönüşür.


Murassa': Arapça, Farsça ve hattâ Türkçe sözlerin bir arada kullanıldığı musiki eserleridir. Bazan fasıl diye de adlandırılır.

alıntıdır