hayatı


Hacı Faik de ağabeyi Salim Bey gibi bilemediğimiz bir tarihte (alternatif kaynak:1831) Üsküdar'da doğdu. Oğlu Said Yurtseven de hakkında bilgi vermemiştir. Öğrenim derecesini ve nerelerde okuduğunu bilmiyoruz. Küçük yaşında Enderûn'a alınarak mûsikîyi Dellâl-zâde İsmail Efendi'den öğrendi. Enderûni Ali Bey ve Hacı Ârif Bey'in yakın arkadaşıydı. Saraydan ayrıldıktan sonra Aksaray'daki "Kız Sanayi Mektebi" ile Haseki Hastahanesi müdürlüklerinde bulundu. Bu sıralarda Hacc'a gitti. Takriben altmış yaşlarında öldü ve Karacaahmed Mezarlığı'na defnedildi. Alternatif kaynak: 25.01.1891)

Hoşsada'da Hâfız Osman Efendi'den naklen verilen bilgiye göre orta boylu ve zayıf yapılı bir kimseymiş. Ölüm tarihi hakkında bilgi veren bütün kaynaklarda çok değişiktir;genellikle 1890 tarihi kabul edilmektedir.

Hacı Faik Bey XIX. Yüzyılın en dikkate değer ve bu dönemin kudretli, başarılı bestekârlarından birisidir. Mûsikîmizin dinî, dindışı kısımlarında âyinden ilâhiye, kâr'dan şarkıya kadar birçok eser bestelemiştir. Hacı Faik Bey eserlerinin her türüne kendi damgasını vurmuş olan bir sanatkârdır.

İyi bir neyzen ve giriftzen olmasına rağmen, daha çok usta bir hanende olarak tanındı. Salim Bey gibi saz eseri değil söz eserleri besteledi. Sadeddin Nüzhet Ergun, dinî eserlerinde az çok şarkı tavrının bulunduğunu ileri sürmektedir. Sâdilik ve Mevlevilik tarikatlerine mensuptu. Yegâh ve Dügâh makamlarında iki Mevlevi Âyini bestelemiş, sadece bir bölümü bilinen Yegâh Âyini unutulmuştur. Dügâh Âyini ise zamanında birkaç kez Üsküdar Mevlevihânesi'nde okunmuş ve sonradan notaya alınmıştır. Nota bilmediği sanılan Hacı Faik Bey beşyüzden çok eser bestelemiş, bunlardan yüzelli kadarı günümüze gelebilmiştir. Büyük beste formlarının son ustasıdır.

Şiirle uğraşmış, eserlerinin çoğunun sözlerini kendisi yazmıştır. Şiirde kullandığı Türkçe o zamanki anlayışa göre daha sadedir. Daha çok halk zevk ve sanat anlayışına yakın bir dili vardır. Şiirlerinde "Faik" mahlasını kullanmıştır.

Bütün bunların dışında Hacı Faik Bey mûsikîmize büyük hizmette bulunarak çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Bunların en belli başlı olanları şunlardır:

Hammami-zâde Osman Efendi, Hacı Kirami Efendi, Hâfız Ahmed Nazif Efendi, Said Özok, Sultan Mehmed Vahdeddin, Mersiyehan Hacı Süleyman Tevfik Efendi.

Türk Mûsikîsi repertuarında bulunan eserleri iki mevlevi âyini, tevşih, şuğl ve ilâhiler, iki kâr, on beste, yürük ve aksak semailer, seksen altı şarkıdan ibaretttir.


bazı eserleri


Âteş-i sûzân-ı firkat yaktı cism-ü cânımı
Bir dâme düşürdü ki beni baht-ı siyahım
Nihansın dideden ey mest-i nazım
Zincir-i aşkın dil bestesiyem