AŞKLARI DA VURURLAR


Gel bana kalbini göster ne olur
Sen değilsin, bu sudaki aksin
Hadi gel, kader değil
Hepimize öğretilmiş öfkeler
Ne olur teslim olma, gel
Bu kızgın, bu kalp kıran eller
Bir zaman bebektiler
Hedi gel aslını göster
Suretin çok zalim
Çok mu üzdüler seni
Sahiplenme, senin değil bu dikenler

Sözlerin hançer
Yareler gülüm
Sür gözlerinin namlusuna
Sür beni, aşktan olsun ölümüm

Aşkları da vururlar
Şarkıya şiir olur
Adanır sonsuz anısına
Kanayan sevdanın

Eyvah şiirler azalmış, günümüz perişan
Yanıyor içimizdeki koskoca orman


BELÂLIM

Uçurum uçurum gözlerine baktığım sensin
Prangalarca boynuma taktığım sensin
Dağ gölleri gibi gibi hasret çektiğim
Her gece uyku diye yattığım sensin

Yanarım, yanarım, tutuşur yanarım
Kavurur ateşim seni de beni de belâlım
Yanarım, yanarım, tutuşur yanarım
Kavurur ateşim seni de beni de belâlım, ah belâlım

Gün değmemiş ormanlarda yittiğim sensin
Ömrüme ömür diye kattığım sensin
Deli deli boranlarda, aç denizlerde
Teninin tuzunu canım tattığım sensin

Yanarım, yanarım, tutuşur yanarım
Kavurur ateşim seni de beni de belâlım
Yanarım, yanarım, tutuşur yanarım
Kavurur ateşim seni de beni de belâlım, ah belâlım

Damga damga göğsüme vurduğum sensin
Öfke dolu şehirlerde bulduğum sensin
Yer nerede, gök nerede, ben neredeyim
Diye diye sınırlara geldiğim sensin

Yanarım, yanarım, tutuşur yanarım
Kavurur ateşim seni de beni de belâlım
Yanarım, yanarım, tutuşur yanarım
Kavurur ateşim seni de beni de belâlım, ah belâlım


FİRUZE

Bir gün dönüp bakınca düşler
İçmiş olursa yudum, yudum, yudum yıllarını
Ağla, ağla Firuze ağla
Anlat bir zaman, ne dayanılmaz güzellikte olduğunu

Kıskanır rengini baharda yeşiller
Sevda büyüsü gibisin sen Firuze
Sen nazlı bir çiçek, bir orman kuytusu
Üzüm buğusu gibisin sen Firuze

Duru bir su gibi, bazen volkan gibi
Bazen bir deli rüzgâr gibi
Gözlerinde telâş, yıllar sence yavaş
Acelen ne bekle Firuze

Bir gün dönüp bakınca düşler
İçmiş olursa yudum, yudum, yudum yıllarını
Ağla, ağla Firuze ağla
Anlat bir zaman, ne dayanılmaz güzellikte olduğunu

Acılı bir bakış yerleşirse eğer
Kirpiğinin ucundan gözbebeğine
Her şeyin bedeli var, güzelliğinin de
Bir gün gelir ödenir, öde Firuze


GİDİYORUM


Zaman, sadece birazcık zaman
Geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam
Acılarımız tarih kadar eski
Nefes alıp vermek misali olağan

Zaman, sadece birazcık zaman
Son bulduğu yerde sevgiler bir tek an
Böyle benzer izler etrafında
Alışkanlıklarımız bile sıradan

Gidiyorum, bütün aşklar yüreğimde
Gidiyorum, kokun halâ üzerimde
Sana korkular bıraktım, bir de yeni başlangıçlar
Bir kendim, bir ben gidiyorum

Zaman, sadece birazcık zaman
Kızgınlığım yalnızlıktan korktuğumdan
Bilirsin karanlıktan da ürkerim çocuklar gibi
Işıkları hep yakarım bu korkudan

Gidiyorum, bütün aşklar yüreğimde
Gidiyorum, kokun halâ üzerimde
Sana korkular bıraktım, bir de yeni başlangıçlar
Bir kendim, bir ben gidiyorum


GERİ DÖN


Alışırım zannettiğim yokluğundan acılanmam
Vazgeçmek zor, senin o büyülü tuhaf sıcağından
Dön demeye utanırım zavallı korkularımla
Arkasına saklandığım gururumdan

Geri dön, geri dön, ne olur geri dön
Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem, ne olur geri dön

Ah olur da bir gün, sen de özlersen
Olur da bir gün sen de, gözlerimle buluşmayı istersen

Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem, ne olur geri dön

Her şey bana, seni hatırlatır unutmak isterken
Utanırım, hep o acılı şarkılarla ağlarken
Bazen bir dost, ya da bir çiçekle evime gelirsin
Her şey seni hatırlatır da yeniden

Geri dön, geri dön, ne olur geri dön
Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön

Ah olur da bir gün, sen de özlersen
Olur da bir gün sen de, gözlerimle buluşmayı istersen

Uzanıp tutuver elimi bir gün
Utanır diyemem ne olur geri dön
Geri dön, geri dön, ne olur geri dön


GEL BARIŞALIM ARTIK

Yok mu, senin insafın yok mu
Bir güler yüzün çok mu
Dağ mısın, taş mısın

Uzak mı, bu eda bu hal tuzak mı
Hak mısın bana, yasak mı
Dost musun, düşman mısın

İki gözüm seneler geçiyor
Gönül ektiğini biçiyor
Bir selâm lütfet, bu ne çok hasret
Gel barışalım artık

Can özüm bahar geldi
Dalları kiraz bastı
Yedi kat eller yakınım oldu
Gel kavuşalım artık


GÜLLERİM SOLDU

Güllerim soldu kaldırımlarda
Gonca yüklü dallarıma ayaz vurdu
Demlerim oldu son akşamlarda
Bir nefeslik duraklarda çiçek açtım

Bir tek sana güvenmiştim
Öncem yoktu, sonram yoktu
Soyundum, sevinç giyindim
Sevinmek sanki bir suçtu

Hani her şeyindim ben senin
Hani kor dudaklındım
Hani karlarda açan çiçektim
Vazgeçilmezdim


HATA

Kalınca sebepsiz bir başıma
Hatıralar beynimde dans ediyor
Günahlarım dizilip bir bir karşıma
Sanki birer birer intikam alıyor

Yüreğimden zincire vurulmuşum
Anılar her bir halkayı bağlıyor
Ben duygularımın esiri olmuşum
Hatalar yalan duygularda başlıyor

Sen de benim hatalarımdan birisin
Sen en büyük günahların bedelisin
Senin için harcanan zamana yazık
Sen en güzel duyguların katilisin

İstemem seni; ne sevgini, ne kendini
İstemem ben bu hayatın sözüm ona pembe rengini

Sen de benim hatalarımdan birisin
Sen en büyük günahların bedelisin
Senin için harcanan zamana yazık
Sen en güzel duyguların katilisin


KAÇ YIL GEÇTİ ARADAN

N'olur sormasınlar bana
N'olur söyletmesinler derdimi
Saklarım ben onu kendime
Yerim kendi kendimi

Akıyorsa yaşlar gözümden
Dinmiyorsa bir türlü gece gündüz
Karardıysa bütün dünya
Vardır elbet bir sebebi

Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı
Bitsin artık bu hasret, buluşalım gayrı

Benim bütün derdim özlem
Biliyorum, kavuşur böyle seven
Biz bir elmanın iki yarısıyız
O en çok sevdiğim ve ben


KARANFİL

Ah, benim örselenmiş, incinmiş karanfilim
Bir sessiz çığlık gibi
Kırmızı, mahzun, ve narin
Bu ürkek, bu al duruş
Söyle neden bu vazgeçiş
Ne oldu ümitlerine
Bu ne keder, bu ne iç çekiş

Sanki, özgürlük kadar güzelsin
Sevgi kadar özgür
O güzel başını uzat göklere
Gül, güneşlere gül
Kırılma, küsme, sen yine bir şiir yaz
Çok değil, inan az kaldı, az
Bu kadar erken susma, biraz bekle
Ağlama, ağlama gül biraz...


KAYBOLAN YILLAR



Dönüşü yok, beraberce karar verdik ayrılmaya
Alışmalı arkadaşça yolları ayırmaya
Şimdi artık gözyaşları gereksiz akmamalı
Alışmalı kendi yaramızı, kendimiz sarmaya

Şimdi artık kelimeler yetersiz, anlamı yok
Yitirmişiz anılarla beraber, faydası yok
Gel bunları bırakalım artık bir tarafa
Gerçeği görmeliyiz dostum, başka çaresi yok

Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler
Şimdi bana seninle bir ömür vadetseler
Şimdi bana yeniden ister misin deseler
Tek bir söz bile söylemeye hakkın yok


KÜÇÜĞÜM


Küçüğüm, daha çok küçüğüm
Bu yüzden bütün hatalarım
Öğünmem bu yüzden
Bu yüzden kendimi
Özel önemli zannetmem

Küçüğüm, daha çok küçüğüm
Bu yüzden bütün saçmalamam
Yenilmem bu yüzden
Bu yüzden kendime
Halâ güvensizliğim

Ne kadar az yol almışım
Ne kadar az
Yolun başındaymışım meğer
Elimde yalandan
Kocaman, rengârenk geçici
Oyuncak zaferler

Küçüğüm, daha çok küçüğüm
Bu yüzden bütün korkularım
Gururum bu yüzden
Bu yüzden çocuk gibi
Korunmasızlığım

Küçüğüm, daha çok küçüğüm
Bu yüzden sonsuz endişem
Savunmam bu yüzden
Bu yüzden bir küçük
İz bırakmak için didinmem

Ne kadar az yol almışım
Ne kadar az
Yolun başındaymışım meğer
Elimde yalandan
Kocaman rengarenk geçici
Oyuncak zaferler

Küçüğüm, daha çok küçüğüm


SARI ODALAR

Ben senin hayatından gittim oğlum
Hadi yerime koy birini koyabilirsen
Ben senin hayatından gittim oğlum
Hadi dur o sarı odalarda durabilirsen

Ben, sen, sen diye bittim oğlum
Hadi bakalım unut unutabilirsen
Ben seni yudum yudum içtim oğlum
Hadi ol eskisi gibi olabilirsen

Uzak benden aşk, uzak artık
Kanun mudur bu yasaklık
İinan içimde yok fesatlık
Alırım başımı giderim, efeler gibi hey
Efeler gibi hey


TUTSAK


İhaneti sende gördüm
Sende şiddeti gördüm, aşkı gördüm
Yanarak içinden geçtim aşkın
Kor olmadan küle döndüm

Dokun bana, bana dokun ne olur
Hasretinden öldüm
Kopar zincirleri yeniden gel
Durmadan gel, hep gel

Ben sana tutsak, sen bana yasak
Gel günahlarla, korkularla gel
Ben savunmasız, çırılçıplak
Sen hesaplarla, sorgularla gel

Geçiyor günler, çok üzgünüm
Geçiyor akşamlar sessiz
Geceyi yırtar yalnızlığım
Güneşi yakarım sensiz

Ben sana tutsak, sen bana yasak
Gel günahlarla, korkularla gel
Ben savunmasız, çırılçıplak
Sen hesaplarla, sorgularla gel