Piyanoda Ezber teknikleri



Bir eser müzikal ve enstrümantal planda analizle öğrenildiğinde bir daha unutulmaz. Bunun anlamı ezberin hem düşünceye (beyne), hem göze, hem kulağa, hem de hareketlere dayalı olması demektir. Örneğin eser daha çalışılma aşamasında müzikal analizle, alınan duyumlarla, dinleyerek, müzikal ifadeye yönelik hareketlerle, başlangıçta zor olsa da klavye dışında klavyeyi kafanda canlandırarak hareketleri hatırlatma(eseri düşüncede çalma)yöntemiyle, atmosfer değişikliklerinde hissedilenler anımsanarak ya da yüksek sesle anlatılarak zaten büyük bir bölümü en baştan halledilmiş olmaktadır. Bir eserin ritmiyle, yapısal analizle, klavye analiziyle, doğru parmaklarla, armonileriyle, kadanslarıyla, modülasyonlarıyla, sonorite, atmosfer değişiklikleriyle vb. öğrenilmesi, ezberin bir daha unutulmamak üzere öğrenilmesi anlamına gelir. Arnold Schönberg Armoni kuralları adlı kitabında, müzikal planda en doğru şekilde ezberlemenin, çalınan her notanın hangi akorun notası veya çevirmesi, geçiş notası ya da gecikme vb. olduğunun düşünülmesi gerektiğini söyler. Çünkü eğer notalar müziğin harfleri ise,akorlar kelimeleri, cümleler de paragraflarıdır.

Müzik yazısının dikey ve yatay (armoni ve kontrpuan) olarak öğrenilmesi, özellikle de füglerin ezberlenmesinde kolaylık sağlar. Yine füglerde bir partinin çalınırken öteki partinin ağızla söylenmesi Chopin'in ünlü Piyano çalmak istiyorsanız şarkı söylemelisiniz. Sözünü bize anımsatacaktır. Eserin tamamını yazıya geçirmek de bir ezber yöntemi olabilir. Genellikle melodi hattının akıllarda kalması daha kolay olduğundan, ilk başlangıçta sol elin ezberlenmesi, ezberin kalıcılığına büyük ölçüde katkıda bulunur. Böylelikle piyanist, teknik ve ezber problemlerinin halledilmesiyle birlikte yavaş yavaş müzisyenliğin ortaya çıkışını gözlemler. Dolayısı ile bu aşamada ezber de mikro ve makro yapısıyla entelektüel olmaktan çıkarak yavaş yavaş müzikal olmaya başlar.

Seba Baştuğ Şen (Piyano Tekniğinin Biyomekanik Temeli )